alzheimer

Alzheimer, beynin bazı kısımlarının zaman içinde hasar alması ile oluşan bir hastalıktır. Bundan dolayı, hastada başta bellek olmak üzere konuşma ve motor becerilerinde bozulmalar meydana gelir. Bu hastalık ile birlikte davranış ve düşünme becerilerinde sorunlar gelişir. Ayrıca hastalık ilerledikçe sorunlar daha belirgin hale gelir. Bu hastalık genellikle ileriki yaşlarda ortaya çıkar. Hastalık sonucunda günlük faaliyetlerinizi gerçekleştirmekte zorlanmalar yaşarsınız. İletişim kurabilme yeteneklerinde azalmalar, ev ve telefon numarasını hatırlayamama, karmaşık görevleri yapamama, kişilik değişiklikleri, mantıklı düşünme konusunda sıkıntılar gibi belirtilerle ortaya çıkar. Yaşam kaliteniz düşer, hastalık psikolojik sorunlara sebep olabilir ve tehlikeli bir hal alabilir.

Yaşlılık, Demans ve Alzheimer

Yaşlılık beraberinde birçok hastalığı getiriyor. Bunlardan belki de en çok zarar veren, en ağır olanlarından biri demans hastalıklarıdır. Demans tek bir hastalık adı olmamakla birlikte hafızayı, düşünmeyi ve sosyal becerileri etkileyen birçok hastalığın genel adıdır. Bunama ya da bunaklık olarak da bilinmektedir. Unutkanlığın ön planda olduğu Demans hastalıklarının, karşımıza en çok çıkan türü Alzheimer olmaktadır. Bu hastalık türlerinin yaklaşık %60-80’ini Alzheimer oluşturuyor. Belirtiler bir anda değil, yavaş yavaş ortaya çıkar. Bunun yanı sıra maalesef ilerleyici özelliği vardır.

Yaşlılık, Demans ve Alzheimer

Bunama Beyni Nasıl Etkiler?

Demans olarak bilinen bunama, beyinde meydana gelen hasarlar sonucu ortaya çıkar. Beyinde yer alan sinir hücrelerinin hızlı bir şekilde azalıp yok olmaları ile başlar. Bu hastalığın beyninize en büyük etkisi, unutkanlıktır. Belirgin hafıza bozukluklarının yanı sıra akılda tutma zorluğu ile de kendini gösterir.

Bunamanın beyne başka bir etkisi de düşünme problemleridir. Bunama sonucunda görsel düşünme bozukluğu meydana gelir. Bazı bunama türlerinde dikkat toplayamama ve canlı görsel halüsinasyonlar da oluşabilmekte. Kavrama yeteneğiniz azalır. Bunama zaten doğrudan beyinle alakalı olan bir hastalık olduğundan dolayı beyni etkilemesinin yanı sıra başka hastalıkları da tetikler. Ayrıca beyin ile ilgili işlevler, beynin yapısındaki bozulmalar gittikçe artar.

Alzheimer Hastalığı Neden Olur?

Alzheimer hastalığının neden oluştuğu tam olarak anlaşılamamış olsa da bazı hususlardan etkilendiği belirlenmiştir. Genetiğin yanı sıra yaşam tarzı ve çevresel faktörler, bu hastalık için tetikleyici olabiliyor. Beta amiloid olarak bilinen protein parçacıklarının beyinde birikmesi ile birlikte sinir hücrelerinin arasındaki iletişim bozulur. Bundan dolayı da zamanla sinir hücreleri normal bir insanın beynindekilere oranla daha hızlı bir şekilde ölmeye başlar. Bu durum, beynin hipokampus kısmında yanı hafızayı ilgilendiren kısmında meydana gelmekte ve tüm beyne yayılmaktadır.

Alzheimer En Sık Kimlerde Görülür? Risk Faktörleri Nelerdir?

Alzheimer hastalığının en sık görüldüğü kişiler yaşlılardır. Çünkü vakaların genelinde hatta tamamında ileriki yaşlarda görülen bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. İkinci olarak ailenizde Alzheimer öyküsünün olması da sizin için bir risktir. Çünkü hastalığa yakalananların %25’inde genetik olarak aktarıldığı görülmektedir. Bunun yanında yapılan araştırmalara göre bu hastalıkla daha çok kadınların karşılaştığı belirtiliyor. Ayrıca down sendromlu bireylerde de çoğunlukla görülmektedir.

Bu hastalığın risk faktörleri arasında yaşanan ciddi kafa yaralanmaları, çeşitli travmalar, depresyon, asosyal yaşam tarzı, düşük eğitim düzeyi sayılabilmektedir. Bunların yanına kalp ve damar hastalıkları, tansiyon, diyabet, kolesterol gibi hastalıklar eklenebilmektedir.

Alzheimer Hastalığı Neden Olur?

Alzheimer Hastalığından Korunma Yöntemleri

Alzheimer, korkutan ve birçok tetikleyicisi olan bir hastalık olsa da bundan korunmanız mümkün. Aşağıda bahsedeceğimiz yöntemlere bağlı kalarak bir hayat sürmeniz sizin için riski azaltır. Bu korunma yöntemleri şöyledir:

  • Sağlıklı beslenmek neredeyse tüm hastalıklara karşı koruyucu bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna bağlı olarak doktorlar bol sebze ve meyve yemenizi öneriyorlar.
  • Bedenin yanı sıra zihinsel ve sosyal alanda aktif olmanız önemlidir. Çünkü sürekli beyni ve bedeni hareket ettirmek, sürekli çalışmalarının yanında zinde kalmanızı sağlar.
  • Yukarıda kolesterol, tansiyon, diyabet gibi hastalıkların tetikleyici olduğunu söylemiştik. Bu hastalıklardan korunmanız, dolaylı olarak Alzheimer’dan da korunmanızı sağlar; en azından riski azaltır.
  • Müzik ve sanatla uğraşmak, hobiler edinmek sizi zihinsel olarak güçlendir ve yaşama bağlılığınızı artırır.
  • Huzurlu yaşam, pozitif düşünme ve yüksek moral sizin strese girmenize engel olur ve bu da stresin önemli bir tetikleyici olduğu hastalığa yakalanma riskinizi düşürür.
  • Yeni bir dil öğrenmek, şiir ezberlemek, herhangi bir şey öğrenmek hafızanızı güçlendirir.
  • Kendinize günlük aktiviteler belirlemeniz ve bunları yapmanız önemlidir.
  • Günlük ya da haftalık olarak yapacağınız planlar unutkanlığa engel olmaktadır.
  • Hafızayı destekleyici notlar almak ve bu notları göz önüne koymak beyin fonksiyonlarınızın gelişmesine destek sağlar.
  • Basit alışkanlıklar kazanmak önemlidir. Çünkü olay ve nesneleri içselleştirmenizi sağlar.

Son olarak kalp için kötü olan her şey beyin için de kötüdür. Kalbinize iyi bakmanız önemlidir.

Demans ve Alzheimer Belirtileri

Demans hastalıklarının bir türü olan ve sıklıkla karşılaşılan Alzheimer hastalığının belirtileri çok değişmez, ikisi için de aşağı yukarı aynıdır. Bu belirtiler;

  • Hafıza kaybı,
  • İsimleri, telefon numaralarını, yeni öğrenilen bilgileri dahi unutulmanız ve aynı şeyi sürekli tekrar etmeniz,
  • Kelimeleri unutmanız ve unutulanın yerine anlamsız kelimeleri kullanmanız,
  • Gündelik olarak yaptığınız saç tarama, diş fırçalama gibi basit aktiviteleri dahi yerine getirememeniz,
  • Huy ve davranışlarınızda belirgin değişimlerin meydana gelmesi,
  • Görsel ve yön bulma becerilerinde eksiklik ortaya çıkması,
  • Akıl yürütme ve sorun çözme becerilerinde zorlanmanız,
  • Kafa karışıklığı ve odaklanamama problemi,
  • Uygunsuz davranışlar, paranoya ve halüsinasyon görülen belirtiler arasındadır.

Bu belirtileri hastaların kendisi fark etmeyebilir. Bu nedenle hastalıklar ilgili etrafındaki bireylerin farkındalık sahibi olması gerekebilir.

Demans ve Alzheimer Belirtileri

Demans ve Alzheimer Hastalarının Yaşam Kaliteleri

Demans ve Alzheimer hastalarının sürekli bakılması, göz kulak olunması ve ihtiyaçlarının giderilmesi gerekir. Bundan dolayı hastalar birine bağımlı hale gelir ve sokağa dahi tek başlarına çıkmaları tehlikeli bir hal alır. Hem fiziksel hem de zihinsel beceriler de meydana gelen zorlanmalar hastayı psikolojik sorunlara itebilmektedir. Sürekli birinin yardımına gereksinim duymak güvensizlik ve korku ortaya çıkarır. Sürekli unutkanlık, ani davranış ve ruh hali değişimleri yaşarlar. Tüm bunlar yaşam onlar için zor bir hale gelir ve yaşam kaliteleri düşer.

Demans hastalıklarının hepsinde davranışsal ve psikolojik olarak aynı semptomlar ile karşılaşılır. Demans ile birlikte hastalar için günlük yaşam aktivitelerini yerine getirmek zorlaşır. Hasta yakınları ile yapılan görüşmeler sonucunda ortaya konulan psikolojik semptomlar depresif duygu durumu, halüsinasyon ve hezeyanlar, anksiyete olarak belirlenmiştir. Davranışsal semptomlar, hastanın izlenmesi sonucu ortaya konuluyor. Hastalarda çığlık atma, agresiflik, huzursuzluk, ajitasyon, aşağı-yukarı dolaşma, küfür ve beddua etme, anlamsız taleplerde bulunma, eşyaları saklama, aşırı uyku ya da uyumama, öfke gibi semptomlar görülmekte.

Alzheimer Hastaları Ne Hisseder?

Alzheimer hastaları kendilerini yetersiz, çaresiz ve huzursuz hissederler. Unutkanlığın, fiziksel aktivitelerini gerçekleştirememenin verdiği öfke ve hüzün onlar için yıpratıcı olur. Temel ihtiyaçlarını karşılayamama düşüncesi kaygı oluşturur ve onlarla ilgilenen kişilere bazen güvensiz hissedebilirler. Yapmak istedikleri bir şeyi yapamamaları durumunda moral bozulmaları, üzüntü, sinir hissedebilirler. Olumlu duygular oluşturmak genellikle hasta ile ilgilenen kişilerin üzerine düşmektedir.

alzheimer hastaları

Alzheimer Hastalığı Evreleri

Alzheimer hastalığı üç tane evreden oluşmaktadır. Hangi evrede olunduğuna bağlı olarak hastalığın şiddeti de değişiklik gösterir. Genellikle hastalığın ilerlemesinin önüne geçmek mümkün değildir. Yani hastalar bir şekilde üçüncü yani son evreye kadar gidebilirler. Yine de hastalığın erken fark edilmesiyle birlikte tedaviye başlanırsa, ilerlemesinin gecikmesi sağlanabilir. Evreler, erken evre, orta evre ve ileri evre olarak ayrılmaktadır.

Erken Evre

Bu evrede belirtiler yavaş yavaş ortaya çıkar ve bundan dolayı fark edemeyebilirsiniz; başka hastalıklarla da karıştırabilirsiniz. Birinci evre hastalığın ilk 2-4 yılını temsil ediyor. Başlangıç evresinde adres, isim, tarihler unutulur. Yakın zamanda olan olayları unutmak ve kafa karışıklığı bu evrede ortaya çıkar. Sürekli aynı olaylardan bahsetme, konuşurken kelime bulmakta zorlanma görülür. Yolu karıştırmak, ruh halinde dalgalanmalar yaşanması, kaygılı hissetmek bu evrede görülmektedir. Günlük yaşamda dikkatli bakanların görebileceği basit unsurlar dışında ciddi bir problem görülmemektedir.

Orta Evre

Hastalığın en uzun evresidir. Bu evrede yaşamınızı yardımsız sürdürmeniz zordur. Ayrıca en net tanı bu evrede konulmaktadır. Genellikle hastalığın 2 ile 10 yılını kapsar. Geçmişte yaşanılan, öğrenilen bilgilerin unutulması, problemlerle başa çıkamama, ilerleyen hafıza problemleri, kaybolma, uyku bozukluğu ortaya çıkar. Yakınlarını tanıyamama, yeni bilgileri öğrenememe, paranoya, suçlama, olmamış şeyleri olmuş gibi anlatma bu evrede görülmekte. Okuma yazma problemleri, psikolojik sıkıntılar, takıntılı hareketler, konuşma güçlüğü ile de bu evrede karşılaşılır.

İleri Evre

Artık hastalığın kontrol edilemez olduğu evredir. Evreler arasındaki en zorlayıcı ve şiddetli geçen evredir. Bu evrede hastaların yakın geçmişte bir şey hatırlamasının zor olmasının yanı sıra, etrafındaki insanları tanımakta da güçlük çekebilirler. Hasta bu evreye geldiğinde, hastalık genellikle tedavi edilemez bir hal alır.

Alzheimer Son Evre Bulguları

Alzheimer hastalığının son evresi yukarıda da bahsettiğimiz gibi hastalığın en şiddetli olduğu evredir. Hastanın kendi benliğinden kalan son birkaç şeyin de kaybolduğu hem onun için hem de sorumluluğunu alan kişi için zorlayıcı bir süreçtir. Ortalama olarak 1 ile 3 yıl arasındaki süreci kapsar. Burada hasta geçmiş ile şimdiki zaman karıştırır ve yakınlarını, ailesini tanıyamaz konuma gelir.

İletişim becerileri, ileri derecede bozulmuştur. Hasta sık sık düşmeler yaşanmakta ve yatağa bağımlı olabilmektedir. Psikolojik semptomlar son evrede daha sık ve şiddetli görülmektedir. Zaman ve mekân kavramı artık bitmiştir. Kilo kaybı artar ve yardımsız hareket neredeyse imkansızlaşır. Yutmada güçlük ve organ yetmezliği gibi hastalıklar ortaya çıkabilmekte. Ayrıca mesane ve bağırsak hareketleri kontrol edilemez.

Alzheimer Son Evre Bulguları

Alzheimer Testi ve Erken Tanı

Alzheimer için henüz sadece onu bulmaya yönelik bir test yoktur. Ancak muayene ve çeşitli radyolojik incelemeler ile tanı konmaya çalışılmaktadır. Hasta tek bir test olmadığı için birçok incelemeden geçirilir. İlk aşamada hastanın hikayesi dinlenilir. Daha sonra nörolojik işlevler, denge, refleks, davranış, hafıza ve duyu ölçen çeşitli testler yapılmakta. Bunların desteklenmesi adına kan testleri, bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi, MR gibi izlemeler yapılır. Bu hastalıkta erken tanı pek mümkün olmamaktadır. Çünkü genellikle ilk evrede hastalık fark edilememektedir. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, hastalığın ilerlemesini geciktirmek adına erken tanı önemlidir. Bu nedenle belirtilerin fark edilmesiyle birlikte bir uzman görüşüne başvurulması gerekir.

Alzheimer Tedavisi ve Alzheimer Tedavisinde Kök Hücre Yöntemi

Alzheimer hastalığında kesin ve net bir tedavi yoktur. Ancak çeşitli ilaç ve terapiler ile hastalığın semptomları yönetilebilmekte. Hastalığın şiddeti azaltılıp süreç yavaşlatılmaktadır. Bunun için hasta yakınının özenli olması, hasta için uygun ortamın yaratılması önemlidir; tedavide iyi bir bakım etkin rol oynar.

Hastalıkta, kök hücre yöntemi henüz yaygınlaşmamış olup bilim insanları araştırılmaya, test etmeye devam ediyor. Bu yöntem ile hastalık yavaşlatılabilir, gerileyebilir ve hatta durdurulabilir. Tedavi hastalık süresi, hastanın durumu ve yaşı ile doğrudan orantılıdır. Kök hücreleri beyindeki hücrelere dokunarak bu hücrelere dönüşebilirler, bu nedenle de Alzheimer hastalığının tedavisi sürecinde kullanılabileceği göz önünde buldurularak, geliştirilmektedir. Bu yöntemde başarı oranının yüksek olduğu görülmektedir. Test edilen kişilerin %75’inde hastalığın ileri safhalara geçmesini engellediği görülmüştür.

Alzheimer Hasta Yakınlarının Dikkat Etmesi Gerekenler

Alzheimer hastalığı sadece hastayı değil, hasta yakınını da zorlayan bir süreçtir. Eğer hasta yakını iseniz hasta için uygun yaşam ortamı oluşturmalısınız. Hastanın yaşadığı evde kesici ve yakıcı aletleri ortada bırakmamalı, elektrikli aletlerinin fişini prizde bırakmamalı, ocağın gaz vanasını kullanmadığınızda kapalı tutmalı, yerlerin kaymasını engelleyecek malzemeler kullanmalısınız. Bu hastalar, evden kaçmaya yatkın olabiliyorlar. Bundan dolayı dikkat etmeniz gerekir. Araba, ev anahtarı ve diğer değerli eşyalar ortada bırakmamalı, saklamalısınız.

Sadece ev ortamında değil, bakımı konusunda da gerekli disiplin ve özeni gösterilmelisiniz. Çokça sabır gerektiren bir durumdur, sakinliğinizi korumanız önemlidir. Hastaya düzenli olarak yürüyüş yaptırabilirsiniz. Kendi görüntülerini tanıyamadıkları için evdeki aynalardan rahatsız olabilirler. Aynaları kaldırmak doğru bir seçim olabilir. Hasta saldırganlaştığında yüksek, negatif tepkiler vermemeniz önerilmektedir.

Alzheimer Hasta Yakınlarının Dikkat Etmesi Gerekenler

Alzheimer hastalarının anlama ve konuşma becerilerinde problemler sıkça görülmekte. Bundan dolayı konuşarak iletişim kurmak gittikçe güçleşir. Bunun ilerlemesi ile hasta gergin ve öfkeli bir hale bürünebilmektedir. Böyle bir durumda bir tebessüm, bir dokunuş veya kucaklama sevginizi göstermeye yetecek ve onu rahatlatacaktır. Yaptığı hareketlerin, konuşmaların ya da tepkilerin hastalığının bir etkisi olduğunu unutmamalısınız. Ayrıca hastanın yanlış söylediği ama sizin anladığınız şeyleri tekrardan sormayın, çünkü mahcup hissedecektir.

Hasta iletişim kurmakta zorlandığı için yanlış anlaşılabilir, istek ve ihtiyaçları karşılanmayabilir. Bundan dolayı giderek yalnızlaşır ve az konuşmaya başlar. Böyle durumlarda iletişimi güçlendirmek için bazı yol ve yöntemler deneyebilirsiniz. Ancak bunu yaparken doğal olmalı ve zorlamamalısınız. Bu konuda alanında profesyonel olan kişiler tarafından yardım da alabilirsiniz.