Anksiyete nedir

Kaygı bozukluğu olarak da adlandırılan ve ciddi bir psikolojik rahatsızlık olan anksiyete bozukluğu, oldukça yüksek seviyede bir endişe ile seyretmektedir. Günlük olarak yaşanan olaylar endişe seviyelerinde dalgalanmalara sebep olabilir. Bu oldukça normal bir durumdur ancak anksiyete hastalarında bu endişe seviyesi aşırıdır. Ayrıca anksiyete hastalarında bu endişe gün içinde sürekli olarak devam eder ileri seviyelerde günlük hayatı sürdürmek imkânsız hale gelebilir. Bu hastalık ergenlik döneminde ortaya çıkarsa genellikle yetişkinlik ertesinde etkisinin azalması beklenir. Ancak hastalığın teşhisi ve tedavisi ile çok daha hızlı iyileşmesi mümkündür.

Anksiyete Neden Olur?

Kaygı bozukluğuna sebep olan pek çok neden bulunmaktadır. Hastaların yaşamış olduğu travmalar bu hastalığın en önemli sebebidir. Stres, deprem, kaza, uyku ve yeme bozuklukları, yakınının kaybı gibi travmalar sonucunda gelişebilen anksiyete bozukluğunun çocukluk döneminde gelişen travmalardan da kaynaklandığı bilinmektedir. Bu sebeple çocukluk döneminde sevilmeyen ya da küçük görülen kişilerde ileri dönemlerde anksiyete bozukluğunun sıklıkla gözlemlendiği bilinmektedir. Nedenlerini sıralamamız gerekirse;

Anksiyete bozukluğunun nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Ancak anksiyete bozukluğuna katkıda bulunan pek çok faktör vardır. Bunlar arasında:

  1. Genetik faktörler: Aile geçmişinde anksiyete bozukluğu olan kişilerde, anksiyete bozukluğu geliştirme riski daha yüksektir.
  2. Çevresel faktörler: Kişinin yaşadığı çevredeki stresli olaylar (örneğin, aile içi şiddet, ciddi bir hastalık veya iş kaybı gibi) anksiyete bozukluğuna neden olabilir.
  3. Beyindeki kimyasal dengesizlikler: Beyindeki kimyasal dengesizlikler, özellikle serotonin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerdeki dengesizlikler, anksiyete bozukluğuna katkıda bulunabilir.
  4. Kişilik özellikleri: Duygusal olarak daha hassas veya kötümser bir kişilik yapısına sahip olan kişilerde anksiyete bozukluğu daha yaygın olabilir.
  5. Diğer tıbbi durumlar: Anksiyete bozukluğu, tiroid problemleri, diyabet, kalp hastalıkları, astım ve diğer tıbbi durumlarla birlikte ortaya çıkabilir.

Anksiyete bozukluğunun nedeni belirsiz olmakla birlikte, çeşitli faktörlerin bir araya gelmesinin sonucu olduğu düşünülmektedir.

Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

Kaygı bozukluğu hastalığının erken döneminde hastalık fark edilemeyebilir. Bunun en büyük nedeni hemen hemen herkesin günlük hayatında kaygı yaşayabiliyor olmasıdır. Dolayısıyla bu kaygılar ilk başlarda çok fazla ciddiye alınmaz. Ancak anksiyete hastaları kaygılarını neredeyse kesintisiz olarak yaşamaktadır. Ayrıca kaygı bozukluğu hastaları hissettikleri endişenin yarı sıra nefes almada güçlük, göğüs sıkışması, kas ağrısı ve titreme gibi fiziksel rahatsızlıklar da yaşarlar. Bu fiziksel rahatsızlıklar endişenin yüksek olduğu dönemlerde iyice artacaktır. Bu fiziksel rahatsızlıkların yanı sıra kaygı bozukluğu hastaları kendilerini toplumdan dışlanmış da hissedebilirler. Ayrıca bu hastalar başkalarıyla konuşmakta ve günlük hayata karışmak konusunda da oldukça sıkıntı yaşarlar. Üzüntüye yoğunlaşmak ve sürekli duyulan ağlama isteği de anksiyete hastalarında sıklıkla görülmektedir.

Anksiyete bozukluğu belirtileri nelerdir

Anksiyete Krizi Nedir?

Ataklarının şiddeti dönem dönem artıp azalabilir. Anksiyete krizi olarak adlandırılan bu ataklardan en bilineni panik atak olarak adlandırılır. Anksiyete krizi, ani başlayan ve yoğun korku, endişe ve stres hissi ile karakterize bir anksiyete atağıdır. Bu durum, kalp çarpıntısı, terleme, nefes almada güçlük, göğüs ağrısı, baş dönmesi, titreme veya sarsılma, mide bulantısı veya kusma gibi fiziksel belirtilerle birlikte görülebilir.

Anksiyete krizleri, panik bozukluğu olan kişilerde sıklıkla ortaya çıkar, ancak başka anksiyete bozukluğu olan veya anksiyeteye yatkın kişilerde de görülebilir. Anksiyete krizleri ayrıca, belirli bir stres faktörü veya korkunun tetiklediği bir reaksiyon olarak da ortaya çıkabilir. Anksiyete krizi, genellikle 5-30 dakika sürer, ancak bazen daha uzun sürebilir. Bir anksiyete krizi sırasında, kişi kendini kontrol edememe, çıldırma veya ölüm korkusu gibi hissedebilir. Anksiyete krizleri, tedavi edilebilir ve bir dizi tedavi yöntemi, örneğin ilaç tedavisi, psikoterapi ve stres yönetimi teknikleri ile kontrol altına alınabilir.

Anksiyete bozukluğu tedavi edilebilir mi

Kaygı Bozukluğunun Tedavi Yöntemleri Nedir?

Hastalığın pek çok tedavi yöntemi bulunmaktadır. Ancak en çok tercih edilen ve uygulanan tedavi yöntemi psikoterapi ve ilaç tedavisi olarak ön plana çıkmaktadır. Psikoterapi bir uzman ile yapılan görüşmeler ile devam eder. Danışmanla gerçekleştirilen psikoterapide kaygı bozukluğunun nedenleri anlaşılmaya çalışılır. Tam anlamı ile bir çözüm olması uzun zaman alsa da kaygı bozukluğunu yönetmek kısa sürede öğrenilebilir. Bir diğer psikoterapi yöntemi olan bilişsel davranışçı terapi de bir diğer etkili yöntemdir. Bu terapide amaç olumsuz düşünce ve davranışları olumlu hale dönüştürmektir. Tedavisinin bir diğer yöntemi de ilaç tedavisidir. Bu tedavide kullanılan ilaçlar ile kaygı bozukluğunun semptomları hafifletilmeye çalışılır. Bu ilaçlarla kısa süreli rahatlama sağlanmaktadır. Bu ilaçların hangisinin hangi dozda kullanılacağı da tamamen doktorun karar vermesi gereken bir konudur.