Genellikle sivrisineklerden bulaşan Batı Nil Virüsü bazen ölümcül olabilen bir hastalıktır. Arbovirüs grubundaki virüslerin sebep olduğu bu sağlık koşulu Tıp dilinde BNV olarak da bilinmektedir. Hastalık bu virüse sahip olan kuşların kanlarını emen sineklere, oradan da ısırdıkları insan veya hayvanlara bulaşır. En fazla bulaşma riski haziran ve eylül dönemlerindedir. Vakaların büyük çoğunluğu ise Batı Asya, Kuzey Amerika, Orta Doğu, Avrupa ve Afrika’da görülmektedir. Peki bazı durumlarda şiddetli seyreden Batı Nil Virüsü hastalığı nedir? İşte hastalığın belirtileri, korunma yolları ve tedavisi hakkında detaylar:

Batı Nil Virüsü Nasıl Bulaşır?  

Batı Nil Virüsü hastalığında ana konak vahşi kuşlardır. Bu hastalığa neden olan arbovirüse sahip kuşların kanlarını emmesiyle önce sivrisineğe taşınır. Tür olarak culex olarak adlandırılan sivrisinek ile ise insan veya hayvanlara bulaşmaktadır. Bunun yanında enfekte olmuş bir memeli hayvandan insana bulaşmaz. Ancak enfekte olmuş kuş dışkısının ciltte yara olması durumunda bulaşma ihtimali vardır. Bunun yanında potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bu hastalığın farklı zamanlarda farklı ülkelerde salgınlara neden olduğu bilinmektedir. Maalesef bulaştığı kişide birçok nörolojik semptoma yol açar.

Batı Nil Virüsü her ne kadar yaygın olarak sivrisinek ile bulaşsa da nadir şekilde organ nakli, kan transfüzyonu ve laboratuvar maruziyeti ile de taşınabilmektedir. Bunun yanında az da olsa doğum esnasında veya emzirme yoluyla da bebeğe geçtiği vakalar vardır. Ancak bulaşma şekli ne olursa olsun genel itibariyle son konakçı insanlardır. Hastalığın kuluçka süresi kişiden kişiye değişmekte olup sıklıkla 2-15 gün arasındadır. Hastalığın şiddeti genel itibariyle hafif geçer. Ancak ağır seyreden vakalarda hayati risk içermektedir. Bunun yanında bazı vakalarda asemptomatik şekilde hiç belirtisiz de seyredebilir.

Batı Nil Virüsü Belirtileri

Batı nil virüsü belirtileri nedir?

Dünyanın birçok bölgesinde görülme potansiyeli bulunan Batı Nil Virüsü, yukarıda da belirttiğimiz gibi semptomatik veya asemptomatik seyredebilmektedir. Bunun yanında hastalığın seyir şiddeti kişiye göre değişmektedir. Sivrisinek veya bahsi geçen diğer yollarla taşınan hastalık virüsü, kişinin vücuduna girmesinin ardından 2-15 gün içerinde belirtiler gösterir. İlk belirti genelde baş ağrısıdır. Bunun yanında belirtiler grip benzeri olduğu için genelde teşhis için geç kalınabilmektedir. Kimileri için hayati risk taşıma potansiyeline sahip Batı Nil Virüsü hastalığı belirtileri şu şekildedir:

  • Baş ağrısı
  • Lenf bezlerinde şişme
  • Ciltte kızarıklık
  • Kaslarda güçsüzlük
  • İshal
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Halsizlik
  • Ani gelişen yüksek ateş
  • Sırt ağrısı

Batı Nil Virüsü hastalığının yukarıda görülen bu belirtileri yaygın olarak görülenler olsa da farklı belirtiler de vermektedir. Ağır seyreden vakalarda şu belirtiler de gözlemlenebilmektedir:

  • Felç
  • Ataksi
  • Ensefalit
  • Menenjit
  • Geçici nörolojik işlev kaybı
  • Koma
  • Titreme ve kas seyirmesi
  • Zihin bulanıklığı
  • Boynu dik tutamama
  • Uyuşukluk
  • 0-18 yaş arası vakalarda ciltte benekli döküntü ve kabarma
  • Miyokardit
  • Pankreatit
  • Hepatit

Ayrıca Batı Nil Virüsü hastalığını ağır seyredenlerde görülen bu belirtilerden ensefalit yaşayanlarda buna bağlı başka belirtiler de görülür. Şiddetli baş ağrısı, depresyon, bilinç bulanıklığı, kas zayıflığı, uykusuzluk bu belirtiler arasındadır. Bunun yanında kalıcı nörolojik ve bilişsel hasarlar yaratır. Sonuç itibariyle bakıldığında ise vakaların % 20’lik kısmında ölümle sonuçlanmaktadır.

Batı Nil Virüsü Teşhis ve Tedavisi

Batı nil virüsü teşhis ve tedavisi

Bir hastalığın teşhisi konurken öncelikle detaylı hastalık öyküsü alınır. Ardından muayene ve testler yapılmaktadır. Batı Nil Virüsü hastalık teşhisinde de durum aynen böyledir. Öncelikle uzman tarafından hastadan belirtileri anlatması istenmektedir. Fiziki muayene ardından ise omurilik sıvısı ve kan testi uygulanmaktadır. Böylelikle bağışıklık sistemi tarafından üretilen antikorlar saptanır. Çıkan test sonuçlarına göre uzman tarafından hastalığın tanısı konur.

Günümüzde Batı Nil Virüsü için tasarlanan bir ilaç veya aşı yoktur. Dolasıyla bu hastalık ile enfekte olan kişileri tedavi edecek bir yöntem bulunmamaktadır. Ancak belirtilerin etkisini azaltmak ve hastanın yaşam kalitesini yükseltmek için bazı uygulamalar yapılmaktadır. Bu yöntemlerden en fazla kullanılan ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlardır.

Vakaların büyük bir kısmında hastalık hafif seyrettiği için genelde bu ilaçlar yeterli olurken, bazı belirtilerin tamamen ortadan kalkması 1-2 haftayı bulur. Ağır seyreden vakalarda ise destekleyici ve tıbbı bakım gerektiren tedavilere gerek görülebilmektedir. Bunlar içinde hastaneye yatılması gerekir.

Batı Nil Virüsünden Korunma Yolları

Çok geniş bir coğrafi dağılım gösteren Batı Nil Virüsü’nün Afrika, Asya’nın bazı bölgeleri, Avustralya, Orta Doğu ve Avrupa’dan yayıldığı bilinmektedir. 1999 yılında ilk kez tespit edilerek ardından Kanada ile ABD’de yaygınlaşmıştır. Özellikle Havai hariç Amerika Birleşik Devletleri’nin 48 eyaletinde görülmüştür. Maalesef bu ülkelerde her yaz Batı Nil Virüsü kaynaklı salgınlar ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu ülkelere bu mevsimlerde gidenler risk artındadır.

Risk altında olan bireyler özellikle açık hava etkinliklerine katılanlar ve bu virüsü taşıyan sivrisineklerin bulunduğu alanları yaşam alanı olarak seçenlerdir. Ancak bu durum bu ülkelere yapılması gereken özel ve ticari seyahati kısıtlamamalıdır. Çünkü küreselleşen düzende bu bölgelere seyahat edilmesi gerekebilmektedir. Bu bölgelere seyahat edenlerin uygulayacağı bazı korunma tedbirleri hastalığı yakalanma risklerini hafifletir. Batı Nil Virüsü’nden korunma adına alınması gereken tedbirler şunlardır:

  • Bu hastalığın yaygın olarak görüldüğü bölgelere olan seyahatleri mümkün olduğu kadar haziran ve eylül dönemleri haricinde gerçekleştirmeyi tercih edin.
  • Hastalıktan korunmanın ilk yolu sivrisineklerin ısırmasını önlemektir. Bunu sağlamak için eczanelerde satılan sinek kovucu ilaçları veya bitkisel yağlar kullanılabilirsiniz.
  • Özellikle sivrisineklerin en etkin olduğu saatler olan akşam karanlığında dışarıya çıkmamaya özen göstermelisiniz. Şayet çıkılması gerekiyorsa pantolon ve uzun kollu giysiler giyilmelidir.
  • Yaşam alanlarınızın ve konakladığınız mekânların cam ve kapılarına sineklik takabilirsiniz.
  • Mümkünse ortam klima ile soğutulmalıdır.
  • Konaklanan alanın çevresindeki sivrisineklere yaşam alanı oluşturan faktörler uzaklaştırmalıdır. Bu faktörleri; kuş ve evcil hayvanların su kapları, havuz örtüleri, kova, oluk ve çiçeklik olarak sayabiliriz.
  • Sivrisineklerin girebileceği ve saklanabileceği delik ve çatlak gibi noktalar bulunmamasına dikkat edilmelidir.

Bu noktalara dikkat ederek kendinizi bu virüsten koruyabilirsiniz.

Seyahat Dönüşü Yapılması Gerekenler

Seyahat dönüşü yapılması gerekenler

Batı Nil Virüsü’nden korunma için seyahat sonrasında da dikkat edilmesi gerekenler vardır. Bu virüsün sıklıkla rastlandığı bölgelere şayet seyahat ettiyseniz dönüşte temkinli olmanızda fayda var. Böylelikle enfekte olduysanız alınan önlemler ile hastalığı hafif atlatabilirsiniz. Seyahat dönüşü yapılması gerekenler şu şunlardır;

  • Seyahat dönüşü kendinizi iyi hissetmiyorsanız ve grip benzeri belirtiler gözlemliyorsanız hemen bir uzmana müracaat edin.
  • Müracaat ettiğiniz uzmana yaptığınız seyahat ve şüpheleriniz hakkında detaylı bilgi vermelisiniz.
  • Şikayetler varsa ağrı kesici ve ateş düşürücüler yardımcı olur.
  • İbuprofen ve asprin tarzı ilaçları kanama riskini artırabileceği için almaktan kaçının.
  • Enfekteyseniz yayılma riskini azaltmak için sivrisineklerden korunmaya itina gösterin.

Özetle; yaygın olarak sivrisinek ısırığı ile geçen Batı Nil Virüsü tedavi edilmeyen bir hastalık değildir. Ancak grip benzeri belirtiler ile karışır ve teşhisi geç yapılabilmektedir. Nitekim böbrek, hipertansiyon, diyabet ve kanser gibi hastalıkları bulunanlar da hayati tehlike oluşturmaktadır. Bu yüzden bu bölgelere seyahat ettiyseniz veya sivrisinek ısırmasından sonra farklı belirtiler gözlemliyorsanız bir uzmana müracaat etmelisiniz. Böylelikle erken teşhis sayesinde ağrı kesici ve ateş düşürücüler ile hafif atlatabilirsiniz. Unutmayın ki sağlık şakaya gelecek ve hafife alınacak bir konu asla değil. Bu yüzden yukarıda saydığımız belirtileri yaşıyorsanız ciddiye almanızı tavsiye ederiz.