Yıllarla birlikte gelişen teknoloji, hazır gıdaların yaygınlaşması ve değişen beslenme alışkanlıkları, bazı hastalıkları da beraberinde getirmiştir; tıpkı besin alerjisi gibi. Bu alerji türü, özellikle dünyaya yeni alışmaya çalışan bebeklerde sıklıkla görülmekte ve çoğu zaman, ergenlik dönemine doğru kaybolmaktadır. Ancak alerji, insan hayatının bir parçasıdır ve bu durum bazı zamanlarda kötü sonuçlara neden olabilmektedir.

Besin Alerjisi Nedir, Neden Olur?

Bu ifade kabaca; vücut bağışıklık sisteminin, tüketilen gıdaya karşı gösterdiği reaksiyondur. Bu reaksiyon vücuttaki organları ve sistemleri doğrudan etkileyebilmektedir. Bu etkiler; deride kaşınma, yanma, dökülmeler, dudak ve gözkapaklarının anormal şişmesi, burun tıkanıklığı, hapşırma, geniz akıntısı, damak kaşıntısı, hırıltı, öksürük, kusma ve ishal gibi çeşitli şekilde görülebilmektedir.

Bilinmelidir ki; vücudun bir gıdaya karşı reaksiyon göstermesi doğrudan besin alerjisi olarak tanımlanamamaktadır. Bazı besinler sindirim sistemini doğrudan etkiler ve besin intoleransı denilen hadise oluşur. Bu durum, vücutta kasılmalar ve şoka girmeyle kendini gösterir. Besin intoleransına bazı organların da katılmasıyla, hayati bir durum alabilir ve en acil şekilde bir hekim müdahalesi gerektirmektedir.  Bu alerji türü ile intoleransı birbirinden farklı durumlardır ve karıştırılmaması gerekmektedir.

Besin Alerjisi Hangi Yaşlarda Görülür?

Bu alerji türü, insanın doğumuyla başlayıp ölümüne kadar bir süreçte hayatın içinde var olma ihtimali bulunan bir hastalıktır. Genellikle dünyaya yeni gelmiş bebeklerde sıklıkla rastlanan bir durumdur. Çünkü henüz bağışıklık sistemini geliştirme aşamasında olan vücut, bazı besinlere karşı alerjik reaksiyon olarak kendini göstermektedir.

Besin alerjisi hangi yaşlarda görülür

Anne sütünden kesilip, inek sütü verilmeye başlanan bir bebekte alerjik reaksiyon görülebilmektedir. Bebeğin bağışıklık sisteminin gelişmesi sırasındaki bir tepkime olarak değerlendirilen besin alerjisi, ergenlik dönemlerine doğru kendiliğinden geçebilmektedir. Kuruyemiş alerjisinin, bebeklik yaşlarında görülüp, ömrün sonuna kadar devam ettiği de görülmüştür. Aynı şekilde örneğin çocukluğunda rahatlıkla balık yiyebilen bir kişide 20’li yaşlarında balığa karşı görülebilmektedir. Özetle, alerjinin başlangıcı için net bir yaş aralığı yoktur, her yaşta görülebilir.

Alerjiye Hangi Besinler Sebep Olur?

Toplumların beslenme alışkanlıkları elbette farklıdır. Bu nedenle besin alerjisi kaynağı da farklılık göstermektedir. Ülkemizde yapılan araştırmalarda tüketim sıklığı açısından en çok şu besinlerin alerjiye neden olduğu tespit edilmiştir:

  • İnek sütü, yumurta akı, et gibi hayvansal besinler alerji yapmaktadır.
  • Mercimek, buğday gibi tahıl ürünleri sıkıntı yaratabilmektedir.
  • Fındık, fıstık ve ceviz gibi kuruyemiş türleri alerjiye neden olmaktadır.
  • Soya, nohut ve balık gibi besinler ise ülkemizde sıklıkla görülmese de rastlanan alerjik sebeplerdir.

Bu besinlerin 1 yaş altındaki bebeklere verilmesiyle daha fazla alerjik reaksiyon görülmüştür. Bu nedenle 1 yaş altı bebeklerin anne sütü ile beslenmesi prensibi burada da geçerli olmalıdır. Kuruyemiş ve et gibi besinlerin besin alerjisi nedeni olduğunun anlaşılması ise çocuğun ilerleyen yaşlarında görülebilmektedir.

Besin Alerjisi Tanısı Nasıl Konur?

Gözlemle tespit edilebilen bir hastalıktır. Bunun için; kişinin bir besini tükettikten sonra, bahsi geçen alerji belirtilerini göstermesi yeterlidir. Şüpheli bir durumda alerji; deri ve kan testi ile net olarak tespit edilebilmektedir. Belirtilerden bazıları, bir besin tüketildikten sonra görülüyorsa doğrudan alerji tanımı yapılamamaktadır. Aynı besin her tüketildiğinde aynı reaksiyonun görülmesi ve testlerle bunun kanıtlanması besin alerjisi olduğunun işaretidir. Besin alerjisinin tanısını uzman hekimler, kan ve deri testleri sonucunda gözlemlerine dayanarak koyabilmektedir. Kan ve deri testinin yeterli olmadığı durumlarda, farklı bir yol izlenir. Doktor, şüphe duyulan besini az miktarlarda kişiye vermekte ve vücudun gösterdiği reaksiyonu takip ederek alerjiyi teşhis etmektedir.

Besin Alerjisinin Tedavisi Nedir?

Bu alerji türü, zamanla vücudun kendini tedavi edebildiği alanda bulunmaktadır. Çünkü alerjiyi doğrudan tedavi eden bir ilaç, cerrahi müdahale ya da cihaz bulunmamaktadır. Bu nedenle tedavi hasta ve yakınları tarafından uygulanmalıdır. Alerjiye neden olan besin öncelikle beslenme listesinden çıkarılmalıdır. Kişinin inek sütüne alerjisi olduğu belirlenmişse, bu proteini içeren tüm besinler listeden çıkarılmak zorundadır.

Besin alerjisinin tedavisi nedir?

İlaç tedavisi, yalnızca alerjinin sebep olduğu reaksiyondan etkilenen organlara yönelik yapılmaktadır. Göz şişliğini indirmek ya da derideki kaşıntıyı gidermek için hekim ilaç yazabilmektedir. Besin alerjisi bazı zamanlarda vücutta ağır reaksiyonlara sebep olabilmektedir. Anafilaksi ismi verilen bu durum, ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir. Bu durum için önceden hekim tarafından verilmiş bir teşhis mutlaka bulunmalıdır. İlk kez karşılaşılan bir durum ise ve ilaç bulunmuyorsa, sağlık ekiplerine acilen haber verilmesi gerekmektedir.

Alternatif Yöntemler Var mı?

Vücudun tepki gösterdiği besini listeden tamamen çıkarmak cn tedavisinde en etkili yöntemdir. Bunun dışında farklı ülkelerde, alerjen besine vücudu zamanla alıştırmak gibi tıbbi yaklaşımlar bulunmaktadır. Çalışmada alerji yapan besin, az miktarlarda başlanarak zamanla yükseltilen dozda kişiye verilmektedir. Ancak bu, uzman hekimler kontrolünde, test sonuçları değerlendirilerek karar verilmesi gereken bir durumdur.

Bitkisel ya da farklı alternatif tıp alanında çalışmalar da mevcuttur. Biorezonans, akupunktur ve radyo frekans gibi uygulamaların olduğu bilinmektedir.  Ancak bu alanda bugüne değin bilimsel bir adım atılmamıştır. Alerji tedavisinde en önemli adım; alerjik besinin listeden çıkarılması ve uzman hekimlerin tavsiyeleri doğrultusunda hareket edilmesi olacaktır.

Yemek Hazırlama ve Seçmede Nelere Dikkat Etmeli?

Beslenmek insan hayatının en temel güdüsüdür. Fakat bu tür bir duyarlılığı bulunanlar ya da onlara yemek hazırlayanlar,  bu güdüyü hayati tehlikeye sokmayacak şekilde yapmalıdır. Kişinin menüsünde, alerjisi olan besinler kesinlikle bulunmamalı, eğer sofrada o besin varsa da tüketmemesi sağlanmalıdır. Örneğin inek sütüne alerjisi olan bir çocuğun menüsünde peynirden yoğurda kadar, bu proteini bulunduran besinler kesinlikle bulunmamalıdır.  Şayet, besin alerjisi olan kişi dışarıda yemek yiyecekse de bunu özellikle belirtmelidir. Sipariş vereceği yemeğin içinde alerjisini tetikleyecek besin bulunmadığından emin olmak için şefle görüşmek bile gerekebilmektedir.