Hamilelik sürecinden sonra bir kadının belki de en çok merak ettiği ve heyecanlandığı konu doğum şeklidir. Her anne adayının ilgisini çeken bu konuda hiçbir zaman yeteri kadar bilgi ve deneyime hâkim hissetmezler. Bu sebeple anne adayı yeri gelir doktorlar yeri gelir diğer annelerle konuşurlar. Bu doğum şekilleri konusu her kadın için kafa karıştırıcı ve belirsizdir. Hatta yeri gelir doktorun son dakika kararına göre bile doğum şekli değişkenlik gösterebilir. Fakat doktor ve doğum şeklini belirleyen faktörler ele alındığında durum kolaylaşabilir. Doğum şekilleri nelerdir diye sıralayacak olursak;

  • Doğal doğum
  • Sezaryen doğum
  • Epidural doğum
  • Suda doğum

Bazen doğum şeklinizi kendiniz seçebiliyor olsanız da zaman zaman doktorunuz duruma müdahale etmesi gerekebilir. Örneğin vakti geldiği halde doğum gerçekleşmezse, doktorunuz normal doğum yerine sezaryen doğumu önerebilir.

Doğal (Normal) Doğum Şekli Nedir?

Normal doğum, bebeğin anne karnındaki doğal yoldan vajina yoluyla doğmasıdır. Normal doğum, anne ve bebek sağlığı için en uygun doğum şeklidir. Normal doğum, annenin daha hızlı iyileşmesine, daha az enfeksiyon riskine ve doğum sonrası daha az ağrıya neden olur. Ayrıca, bebeğin doğum sırasında daha fazla oksijen alması ve doğal yolla enfeksiyonlara karşı daha iyi korunması sağlanır. Normal doğum, bebeğin vajina yoluyla doğması nedeniyle doğum kanalının genişlemesi ve bebeğin doğum kanalından geçişi sırasında hormonların salınması yoluyla doğum sonrası depresyonu önlemede de etkilidir. Ancak, her doğumun kendine özgü riskleri olduğundan, normal doğumun tercih edilip edilmemesi konusunda doktorla konuşmak en iyisidir.

Hamileliğin 36-42. Haftalarında gerçekleşmesi gerekir. Bu yöntemde doğum kendi başlar ve düşük riski azdır. Gebelik yaklaşık 40 hafta sürer. Tamamlanan süre sonunda rahim kasılır ve bir süre sonra bebeğin baş gelişi ile doğum başlar. Bu doğum şeklinde anne adayının ve doktorun birlikte çaba göstermesi çok önemlidir. Bu doğumun avantajı, doğum sonrası annenin normal aktivitelerine dönme süresinin kısalığıdır. Diğer yandan dezavantajı ise, doğumda fazla gerilmeden kaynaklı oluşabilecek yırtıklar ve yeri gelince bebeğin strese girip kalp atışının yavaşlama olasılığıdır.

Sezaryen Doğum Nedir?

Sezaryen doğum şekli nedir

Bu doğum şeklinde annenin karnından bebek alınır. Bu doğumun tercih edilmesindeki en büyük neden vajinal doğumdan daha iyi sonuç alınabilecek olmasından kaynaklanmaktadır. Son yıllarda da en çok tercih edilen yöntemlerden biri haline gelmiştir. Bu kadar tercih edilmesinin sebeplerinin en başında normal doğum yapma korkusu gelmektedir.

Doktorlar tarafından bu yöntemin tercih edilmesinin neden ise daha çok annenin vücudunun normal doğum için uygun olmaması, bebeğin duruşu, iriliği ya da ilerlemede başarılı olamamadan kaynaklanır. Aslında sezaryen yöntemi, doğacak olan bebek açısından doğum sırasındaki birçok riskin yok olmasını sağlıyor. Bu demek değildir ki sezaryen yöntemi en masum olanıdır, ne yazık ki bu doğru değildir çünkü her yöntemin avantajları ve dezavantajları mevcuttur. Sezaryendeki dezavantajlara gelirsek, yara yerinde enfeksiyon oluşumu, damar ya da organ yaralanmaları ve fıtık oluşumu söz konusudur.

Epidural Doğum Nedir?

Anne adaylarının en yaygın isteklerinin başında doğumun etkisini olabildiğince az hissetmek vardır. Bunun içinde epidural doğum yöntemi mevcuttur. Doğumun başlarında anne adayına bel kısmından bir iğne yapılır. Bu iğne özel bir iğnedir ve belden aşağınızın uyuşmasına neden olur. Bu yönteme ‘Prenses Doğum’ adı da verilir. Bu yöntemde ağrı kontrol altına alınır ama bu ağrının tamamen yok olduğu anlamına kesinlikle gelmemektedir. Bu avantajın aksine epiduralin doğum sürecini uzattığı da söylenir ve iç organlarda ciddi yaralanmalarla birlikte birçok büyük sıkıntıya sebep olabildiği bilinir.

Suda Doğum Nedir?

Suda doğum şekli

Son yıllarda en çok tercih edilen yöntemlerden biri de suda doğumdur. İsminden de anlaşılabileceği üzere bu doğum suda gerçekleşir. Bu doğum genelde küvet ya da havuzun içerinde sürdürülür. Amaç bebeği strese sokmamak ve ona amniyotik sıvı kesesi içerisinde olduğunu hissettirmektir. Suda doğumun avantajı, anne adayının vücut ağırlığını büyük ölçüde azaltmak ve huzur vermesidir. Anne adayı suda istediği şekilde hareket etme özgürlüğüne sahip olduğu için oksijen seviyesi artmaktadır. Bu yöntemdeki dezavantaj konusunda ise hala araştırmalar yapılmaktadır. Şu anda en çok gözlemlenen durum suda doğum yöntemiyle dünyaya gelen bebeklerin akciğer enfeksiyonu geçirme riskinin fazla olduğu yönündedir. İleri sürülen teorilerden biri ise hava emboli riskidir.