Kilo korumak neden vermekten daha zor?

Günümüzde aşırı ya da fazla kilodan şikâyet edenlerin diğer şikâyetlerinin en başında kilo korumak gelmektedir. Sağlıklı vücuda sahip olmak için diyet, egzersiz ya da cerrahi yöntemler kilo vermede kullanılan yöntemlerdir.  Günümüzde pek çok farklı yöntem kilo vermeyi sağlar. Ancak ulaşılmış kiloyu korumak, vermekten daha zordur. Fazla kilolarından şikâyet edenlerin başvurduğu ilk yöntem diyettir. Diyete ilk başlandığında hızlı kilo kaybı görülebilmektedir. Bu durum kişiyi mutlu etmekte ve amacına ulaşıncaya kadar diyete devam etmektedir. Nitekim egzersizle desteklenen diyet başarıya ulaşmaktadır.

Her şeyi deneyip başarıya ulaşamayanların başvurduğu diğer bir yöntem ise cerrahi müdahaledir. Tüp mide ya da mide küçültme ameliyatı ile istenmeyen kilolar hızlıca verilebilmektedir. Ancak asıl mücadele bundan sonra başlamaktadır. Çünkü kilo korumak çok önemlidir.

Başarının Olmazsa Olmazı: Gerçekçi Hedefler

Kiloyu koruyamamanın insan psikolojisi ile doğrudan bir ilişkisi bulunmaktadır. Bunların başında gerçekçi olmayan hedefler bulunmaktadır. Kişi, koyduğu bir hedefe ulaşmak için diyet ya da egzersiz yapabilir.  Koyduğu hedef eğer kısa sürede ulaşılabilecek düzeyde değilse, programda aksamalar baş göstermektedir. Bu durumda da kilo verilmektedir ancak hedefe ulaşılamadığı için motivasyon bozulmaktadır. Dolayısıyla, ulaşılan kilonun korunması da burada devreye girmektedir. Kişi başarıyla kilo vermiştir fakat hedefe ulaşılamadığından programın dışına çıkmaktadır. Bu durumda kısa sürede verilen kilolar bir bir geri gelmektedir.

kilo korumak için gerçekçi hedefler belirleyin

Günümüzün cerrahi yöntemleri sayesinde pek çok insan fit bir vücuda kavuşmuştur. Mideye doğrudan yapılan müdahale ile yeme alışkanlıkları değiştirilmektedir. Daha az yiyen kişi, küçülmüş midenin verdiği avantajla doktor kontrolünde kilo vermeye başlamaktadır. Bunun yarattığı mutlulukla ‘olmaması gereken’ bir özgüven artışı olmamaktadır. Çünkü yıllardır hayalini kurduğu kiloya ulaşan kişi, eski beslenme alışkanlıklarına geri dönmektedir. Kişi istediği kiloya inmiştir ama kilo korumak konusunda başarıyı sağlayamamıştır. Verilen kilolar zamanla geri gelmeye devam edecektir.

Ana Kural, Beslenme Dengesi

Zor ve sancılı bir süreç olan kilo vermek, bilinçsizlik nedeniyle tekrar tekrar yaşanan bir paradoksa dönüşebilmektedir. Bu nedenle kiloyu sağlıklı şekilde korumak, kilo vermiş insanların en önemli prensibi olmak zorundadır. Kiloyu koruyabilmek, yaşam şeklinin değişmesi ve bazı alışkanlıkların bırakılması anlamını taşımaktadır. Bu minvalde, bir uzman yardımıyla ya da kendi başına kilo vermiş kişinin yapması gereken sorumlulukları bulunmaktadır. Bu sorumluluğun en başında ise beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi gelmektedir.

Kilo vermek ve kilo korumak konusunda protein, karbonhidrat ve yağ dengesi iyi sağlanmalıdır. Yani, eski beslenme alışkanlıkları tamamen bir kenara bırakılmalıdır. Unlu ürünlerin en aza indiği, protein ile dengelendiği bir beslenme programı gerekmektedir. Bunun için uzmanlardan yardım almak faydalı olabilecektir. Eğer kişi kendi çabalarıyla kilosunu vermiş ve bunun için yola çıkmışsa daha dikkatli olmak zorundadır. Kiloyu korumak adına sağlıksız ve eksik beslenmekten kaçınmak en önemli konulardan biridir.  Böylelikle, eski düzeninin artık yeri olmadığı beyinde yer etmelidir. Gerekirse öğün sayısı sıklaştırılmalıdır ve lif ağırlıklı beslenme artırılmalıdır. Kahvaltıya önem verilmelidir, yavaş yemelidir. İlk olarak doyunca hemen sofradan kalkılmalıdır.  Beslenmedeki bozukluk, kilonun korunması uğruna kasların da erimesi anlamını taşımaktadır.

Kiloyu Kontrol Altında Tutmanın Kesin Yöntemi

Kiloyu kontrol altında tutmanın kesin yöntemi

Yaşam şekli değiştirilmeye egzersiz dâhil edilerek başlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki egzersiz sağlıklı yaşamın en önemli anahtarıdır. Kişi kendine bir egzersiz programı yapmalıdır. Evde yapılabilecek basit hareketler vardır ancak yürüyüş de önemli egzersizler arasındadır. Günlük kalori yakılması, kaslarını hareket ettirmesi kilo korumak kadar, vücudun dinç ve sağlıklı çalışmasını da sağlamaktadır. Sarkan deriler ancak egzersiz ve sporla eski sıklığına kavuşabilmektedir. Günlük 20 dakikalık egzersiz ile evde bile yapılabilen programlar mevcuttur. Hareketi, hayatın bir parçası haline getirmek önemlidir. Kısa mesafe bir yere araç yerine yürüyerek gitmek, bisiklet edinmek, asansör yerine merdivenle çıkmak bile ihtiyacı karşılayabilmektedir. Bu basit egzersizler bile önemli yardımcılardır.

Stressiz bir yaşam ve uyku düzeni kilo korumak için önemlidir. Uykusuz kalmanın vücudun dengesini bozacağı unutulmamalıdır. Egzersizle güne başlamak aynı zamanda sağlıklı bir yaşama da adım atmaktır. Bu, aynı zamanda motivasyon kaynağını oluşturmaktadır. Öncelikle yemek psikolojisinden çıkmak önemlidir. Kiloluyken yapılamayan şeylerin yapılması motivasyonu artırmaya yardımcı olabilmektedir. Böylelikle, daha önce sadece vitrinlerde bakılan fit kıyafetler artık vücuda oturacaktır. Bu gibi örnekler ile hayatın keyfi çıkarılmalıdır.

Kilonun Korunması Döneminde Zayıflama Sürer mi?

Unutulmamalıdır ki; kilolardan kurtulmak demek, geçmişe bir sünger çekmek anlamını taşımaktadır. Bu prensibi hayatına yerleştirenler için kilo korumak artık bir sorun olmaktan çıkacaktır. Çünkü bu durum bir yaşam biçimine dönüşecektir.  Beyninde kilolardan kurtulmuş bir birey, artık eski günlerine dönmek istemeyecektir. Düzenli uyunan, sağlıklı beslenilen ve egzersiz yapılan bir hayat artık ideal bir hayattır. Uzmanlar, diyete ayrılan süre ile koruma programının aynı olmasını önermektedir. Kilo vermek 6 ay sürmüşse, kilo korumanın da 6 ay sürmesi gerektiği prensibi uygulanmaktadır. Elbette bu, 6 ay sonra eski hayata dönmek anlamına gelmemektedir. Bu durum yaşam şekli olmadığı sürece başarıya ulaşmamaktadır.

 

Uzmanlara danışılarak yapılan bir zayıflamada ideal kiloya ulaşılmışsa kilo verme de alma da en az seviyeye inmiş olmalıdır. Kilo korumak zorluğu burada kendini göstermektedir. Beslenme dengesinin bozulması iki olasılıktan birini gerçekleştirebilmektedir. Günlük beslenmede protein, karbonhidrat dengesi bozulursa kilo alıp verme olasılığı artmaktadır. Metabolizmayı bozan denge kişisel çabanın dengesini de bozacaktır. Diyetisyenler en uygun beslenme modelini hazırlayarak bu süreçte yardımcı olabilmektedir.

İrade ve İnançla Kilonuzu Koruyun!

Kilo vermek de korumak da inanç ve irade ile mümkündür. Bu irade, beynin tüm hücrelerine kazınmadığı sürece başarı imkânsızdır. ‘Bir kereden bir şey olmaz’ anlayışı hayattan tamamen çıkarılmalıdır.  Verilen kiloyu bir daha geri almamak tamamen kişinin kendisi ile ilgilidir. İdeal kiloya ulaşmış kişi, tekrar balon gibi şişip inmek istemiyorsa hayatını değiştirmeyi unutmamalıdır. Kilo korumak sadece bir program değil, günün tüm dakikalarını kapsayan yaşam biçimidir.