mevsimsel depresyon

Depresyon birçok kişi tarafından yanlış bilinen, hafife alınan önemli bir rahatsızlıktır. Yaşam boyunca on kişiden birini etkiler. Depresyonun birçok türü bulunur. Bunlardan biri de mevsimsel depresyon ya da diğer adıyla mevsimsel duygu durum bozukluğudur. Mevsimlerin değişmesi doğayı nasıl etkiliyor ise insanları da fiziksel ve psikolojik açıdan etkiler.

Mevsimsel depresyon, genel olarak kendini sonbahar ve kış mevsimine geçişlerde ortaya çıkar. Yapılan araştırmalara göre hastalığın nedenleri arasında gözün mevsim değişimleri ile oluşan ışık değişikliklerini merkezi sinir sistemine yanlış iletmesi ya da yeterli düzeyde iletememesi yer alıyor. Kişinin enerjisini, uyku düzenini, beslenme alışkanlıklarını, sosyal yaşamını, psikolojik durumunu önemli derecede etkiler. Enerji kaybı, aşırı uyku hali, kilo artışı ile kendini gösterir. Aylar geçtikçe belirtiler daha da artar ve ilerler. Belirtiler yaşama uyum sağlayamamak, anksiyete, iletişimsel sorunlar, yakınmalar şeklinde ilerler.

mevsimsel depresyon

Mevsimsel Depresyon Ne Kadar Sürer?

Mevsim geçişleri bazı insanları diğerlerine göre daha fazla etkiler. Bu durum daha çok sonbahar ve kış aylarında insanları etkiler. Mevsimsel depresyon, basit bir rahatsızlık gibi görünse de son derece kötü sonuçlar doğurabilir. Zaten depresyon süreci kişinin yaşam kalitesini tamamen olumsuz etkiler. Bir de bu mevsimsel olunca çok uzun sürebilir.

Mevsimsel depresyonun ne kadar süreceği kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde sonbahara geçtikten sonra başlayıp birkaç gün ya da 2-3 hafta sürer. Bazı kişilerde ise bu durum kış ayı bitene kadar sürebilir. Bu da 6 aylık bir süreye tekabül eder. Başta hafif semptomlarla başlayan süreç aylar geçtikçe şiddetlenir.

Hangi Aylarda Depresyon Artar?

Depresyon mevsimlerle alakası olan, mevsimler tarafından etkilenen ve tetiklenen en önemli psikolojik sorundur. Son yıllara baktığımızda mevsimsel geçişlerindeki belirgin fark ortadan kalktı denebilir. Bir anda yaz yaşıyorken kış mevsimi gelmiş gibi bir havayla karşılaşabiliriz. Bu da mevsimsel depresyon için tetikleyici sebeplerden biridir.

Depresyon ile güneş ışığı arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Bundan dolayı da depresyon vakaları en çok sonbahar ve kış aylarında görülür. Gündüzlerin kısalması ve daha çok karanlığa maruz kalmak, güneş ışığındaki azalma, sıcaklık düşüşleri kişileri doğrudan etkiler. Tüm bunlara bağlı olarak sonbahara geçişte başlayan depresyon kış boyunca artarak devam eder. Kış ayları boyunca da kişide etkili bir şekilde depresyon hali sürer. Yani eylül ve ekim aylarında başlayan depresyon kasım ve aralık aylarında iyice artar.

Anksiyete Hangi Aylarda Artar?

Birçok psikolojik rahatsızlık mevsimlerle yani havalarla doğru orantıda ilerler. Bunlardan biri de anksiyetedir. Anksiyete bitmeyen bir endişe, huzursuzluk, kaygı, korku durumudur. Güneşli, cıvıl cıvıl havalarda bu durum azalırken kasvetli, yağmurlu havalarda artabilir. Karanlık, kapalı havalar, anksiyeteyi tetikler. Buna bağlı olarak kış aylarında anksiyete artar.

Güneş ışığının azalması, yerini gri bulutlu havalara bırakması, şimşeklerin çakması, gökyüzünün erkenden kararması kişilerin kaygı durumunu etkiler. Düşünceler negatifleşir. Kasım, aralık, ocak, şubat gibi sert geçen kış ayları anksiyeteyi etkiler. Bu durumda mevsimsel depresyon gibi anksiyete de mevsimlere göre kendini gösterebilir.

mevsimsel depresyon

Anksiyete Bozukluğu Ne Tetikler?

Anksiyete bozukluğu, depresyon gibi günümüzde en çok karşılaşılan psikolojik rahatsızlıklardan biridir. Yaşam birçok endişe verici durumla doludur. Özellikle şehir hayatında yaşam, koşturmaca, insanların sürekli bir yerlere yetişmeye çalışması, sosyal yaşama uyum sağlamaya uğraşmak gibi çok sayıda durum fark etmeden psikolojik sorunlara itiyor. Bunu hayatın içinde yoğunluktan fark edemiyor ve ilerlemesine sebep oluyoruz.

Anksiyete bozukluğunu tetikleyen birçok unsur vardır. Genetik faktörler anksiyete için geçerli sebeplerden olsa da çevresel faktörler en önemli tetikleyiciler arasında yer alıyor. Araştırmalar, aile içinde bir kişide bu rahatsızlığın olması diğer bireylerde de ortaya çıkma oranının %30 ile 67 arasında olduğunu gösteriyor. Gen yapılarındaki küçük değişiklikler dahi anksiyete için tetikleyici özelliktedir.

Anksiyete bozukluğunu tetikleyen en önemli unsur aile içindeki ilişkilerdir. Örneğin kontrolcü, endişeli ve eleştirel ebeveynler çocuklarının gelecekte anksiyete gelişimi konusunda fark etmeden aktif rol oynuyorlar. Kronik stres, ev içinde olan çatışmalar, istismarlar, ebeveyn kaybı ya da ayrılığı anksiyete bozukluğunu tetikler. Bunların yanı sıra utangaçlık ve çekingenlik, çeşitli sağlık sorunları da tetikleyicidir. İstenmeyen bir şeye zorlanma, mevsimsel depresyon için de geçerli olan kasvetli ve kötü havalar anksiyete bozukluğunu tetikler.

Panik Atak Hangi Mevsimde Artar?

Panik atakta mevsimsel depresyon ile doğru orantılıdır. Yani her psikolojik rahatsızlık için geçerli olan durum burada değişmez. Panik atak, sonbahar ve özellikle kış mevsiminde artar. Çünkü bu aylarda güneş ışığı azalır. Buna bağlı olarak da uyku süresi ve hormonların düzeni bozulur, uyum süreci gerekir. Mevsimin değişmesi beyindeki kimyasal maddelerin düzeninde değişime yol açar ve böylece depresif duygular gün yüzüne çıkar.

Soğuk, puslu, karlı, yağmurlu havalar psikolojik sorunları tetikler. Araştırmalara göre panik atak hastaları kış aylarında evlerinden çıkmak istemezler. Çünkü çıktıkları zaman kötü şeyler, felaketler yaşayacaklarına inanırlar. Taşıdıkları bu endişeli durum mevsim boyunca artarak devam eder. Özellikle ani kar yağışları gibi beklenmedik hava olayları daha da etkiler. Mevsimsel yaşanan olaylar sonucunda endişelenen hastalar evde kalarak tehlikelerden korunduklarına inanırlar. Tüm bunlar sonucunda kar yağdığında ya da genel olarak kış aylarında panik atak hastaları uzun süreler dışarı çıkmayarak evlerine kapanırlar.

Panik Atak Krizini Ne Tetikler?

Panik atak krizini tetikleyen birçok unsur vardır. Özellikle yaşamın bize getirdiği çeşitli endişeler ile bu liste çok daha kabardı. Panik atak krizi, sebepsiz yere bile meydana gelebilir. Ancak bu çok daha az karşılaşılan durumdur. Yoğun olarak bir sebebe bağlıdır. Panik atak krizini tetikleyen durumlar aşağıdaki gibidir:

  • Mevsimsel depresyon panik atak krizinin önemli tetikleyicileri arasında yer alır. Kış aylarında artan mevsimsel depresyon krizi de tetikler.
  • Asansör, tünel gibi kapalı alanlar krizi tetikler. Buna ek olarak bir yerde kilitli kalmak, küçük bir yerde sıkışmak da tetikler.
  • Toplu taşıma araçlarındaki, alışveriş merkezindeki, eğlence yerlerindeki kalabalık ortamlar panik atak krizini tetikler.
  • Özellikle iş ve okul hayatında çeşitli sunumlar, söyleşiler yapmak zorunda kalırız. İnsanların önüne çıkmamız ve konuşmamız gerekir. Bu gibi toplum önünde konuşmayı ya da herhangi bir şey yapmayı gerektiren durumlar panik atağı tetikler.
  • Yeni, daha tanınmayan insanlarla aynı ortamda bulunmak, sosyal bir aktivitede ya da toplantılarda bir arada olmak.
  • Köprü üzerinden geçmek, yüksek bir yere çıkmak, balkondan bakmak.
  • Kalple ilgili sorunlar, astım, tiroid bezlerindeki sorunlar, ritim bozuklukları tetikler.
  • Fobiler, depresyon, stres gibi durumlar tetikleyicidir.
  • Önemli bir sınava girmeden önce ya da önemli herhangi bir olaydan önce duyulan kaygı da panik atak krizini tetikler.

Tüm bu unsurlar panik atak krizini tetikler ve şiddetli geçmesine sebep olabilir.

Mevsim Geçişlerinde Vücutta Neler Olur?

Mevsim geçişleri genel olarak insanları olumsuz etkileyen bir durumdur. Çeşitli hastalıkları tetikler ve vücudu etkiler. Fizyolojik ve psikolojik birçok hastalığı tetikler. Beden ısı durumuna uyum sağlayana kadar vücut strese girer. Havanın aniden değişmesi vücudu şaşırtır. Bağışıklık sistemi zayıflar, mevsimsel depresyon oluşabilir, organlar yorulur. Vücut direnci düşebilir, alerjiler olabilir, solunum yollarında tahribat olabilir. Saçlar dökülür.

Mevsim geçişleri insan vücudunu genel anlamda olumsuz etkiler. Vücut belli bir süre uyum sağlamaya ve alışmaya çalışır.