miyasteni kas hastalığı

Sinir ve kas hastalığının bir bileşeni olarak tanımlanan miyasteni kas hastalığı kasların değişik mertebelerde zayıfladığı kronik bir hastalıktır. Nörolojik bir temeli olan bu hastalık bazen sonradan olur. Bazen de genetik bir özellik sergiler. Ancak sonradan ortaya çıkan miyasteni denilen hastalıkla genetik olan miyasteni arasında önemli bir fark vardır. Genetik olarak gelişen hastalığın tedavisi henüz bulunamamıştır.

Hastalığın temel nedeni, merkezi sinir sisteminde üretilen sinir sinyalleri, kaslara tam olarak gerektiği gibi iletilmez. Sinir hücreleri ile kas hücreleri arasındaki eksik veri transferi vardır. Bunun sonucunda işleme güçlüğü meydana gelir. Böylece hastalar kas güçlerinde ciddi oranda düşüş yaşarlar.

Bu hastalıkta kişiler hareketlerine istedikleri ölçüde hâkim olamazlar. Miyasteni semptomları hasta dinlenme durumundayken azalır. Fakat bu durum geçici bir özelliğe sahiptir. Kişinin aktif hareket başlangıcında bu durum yerini eksik kas kontrolü meydana gelir.

miyasteni kas hastalığı

Miyasteni Belirtileri Nedir?

Bu hastalığın belirtileri çok çeşitlidir. Bu kas rahatsızlığı kendisini ilk önce şu organlar ve çevresinde hissettirir. Miyasteni kas hastalığı belirtileri en çok gözler ve göz kapaklarında kendini gösterir. Tam olarak göz kırpamama, göz kapaklarını tam kaldıramama gibi belirtileri vardır. Bu belirtiler bu rahatsızlıkta oldukça yaygındır.

Miyasteni yüz ifadelerinde de eksik kas hareketlerine sebebiyet verir. Bu hastalık ayrıca konuşma, yeme, içme, yutma ve çiğneme gibi oldukça fonksiyonel hareketleri engeller. Daha da ileri derecesi büyük kas gruplarında eksik hâkimiyet olarak kendini gösterir. Bu evrede hastalar özellikle boyun ve bacak hareketlerini rahatlıkla yapmakta zorlanırlar. Ayrıca nefes almaya yardımcı kasların da bu rahatsızlığı etkilendiğini uzmanlar söyler. Gördüğünüz gibi belirtiler çok ciddi sorunlardır. Önemli bir hastalık olan miyasteni kas hastalığı belirtilerini aşağıda maddeler halinde açıklayarak özetleyelim:

miyasteni kas hastalığı

  • En tipik örneklerinden biri de göz kapaklarının aşağı düşmesidir. Bazen bu hastalıkta hastanın her iki göz kapağında düşme farklı oranlarda olur. Aslında göz kapağı düşüklüğü pitoz denilen rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık, miyasteni hastası olan kişilerde ilk belirtilerden biridir.
  • Kişilerde göz kapaklarıyla alakalı rahatsızlığı yutkunma problemi izler. Yutak kaslarında da gelişen bu hastalık oradan nefes alırken zorlanma aşamasına geçer. Artık hastalar gündelik işleri yapmakta zorlanır.
  • Daha sonra da konuşmada problemler başlar. Ağız ve dil kaslarında eksik hâkimiyet ortaya çıkar.
  • Yüz ifadelerinde anormal değişiklikler gözlenir. Buradan göz kaslarını etkilen miyasteni kas hastalığı hastada çift görme ile sağa sola yapılan göz hareketlerinde kısıtlamaya sebebiyet verir. Son aşamada yüz felci olarak ortaya çıkar.

Miyasteni Kimlerde Ortaya Çıkar?

Bu hastalık bağışıklık sistemi yeterince güçlü olmayan kimselerde ortaya çıkar. Ayrıca uzmanlar, bir hastalık sebebiyle bir şekilde zayıflamış kimselerde bu kas rahatsızlığı tespit eder. Miyasteni gelişen kimselerde vücut kendi kas hücreleriyle savaşmaya başlar. Bu sebeple kas hücreleri merkezi sinir sisteminden kasılma talimatı alsa bile bu talimat kendisine ulaşmaz. Sonuç olarak kaslar ya hiç kasılmaz ya da kısmi kasılır. Bu noktada hastalık belirtisi çıkmaya başlar.

Doktorlar bu hastalığa yakalanmaya en açık grubun daha önce viral enfeksiyonlar geçirmiş gruplar olduğunu beyan eder. Bunların yanı sıra, doktorlar miyasteni kas hastalığı oluşan hastaların çeyreğine yakınında timüs bezlerinde tümör gelişimi görürler. Bu tümör de çeşitli koşulların varlığında kanserli hücrelere dönüşür. Dolayısıyla timüs bezlerinin sağlıklı olması bu hastalığa yakalanma oranını yüzde yirmiye varan oranlarda düşürmektedir.

Yaş ve cinsiyet açısından hastalığa yakalanma riskleri eşittir. Zira uzmanlar bu hastalığı her yaştan ve cinsiyetten kişide tespit eder. Ancak cinsiyete göre bu hastalığın ortaya çıkma yaş aralıklarından bahsetmek gerekir.

Bu doğrultuda uzmanlar araştırmalar sonucuna göre miyasteniyi kadınlarda 30 ve üzeri yaşlarda görür. Doktorlar erkeklerde bu hastalığı daha sık 60 ile 70 yaşları arasında tespit ederler. Bu haliyle ortalama bir insan ömründe kadınlar bu hastalığa yakalanmada süre bakımından daha şanssız durumdadırlar.

Kas Hastalığı Tanı Teknikleri

Bu miyasteni kas hastalığı geliştiren hastaların tedavisinin ilk aşaması tanı koyarak başlar. Doktor her bir hastanın öncelikli olarak hastalık geçmişi detaylıca dinler. Çünkü tıp dünyasında bu hastalığın daha önce de bahsedildiği gibi viral enfeksiyonlarla ve timüs bezinde gelişen tümörlerle doğrudan bir ilişkisi olduğu bilinir.

Doktor hastanın hastalık geçmişini not alır. Ardından uzman hastanın kas hareketlerinin kontrolüne bakar. Bu aşamada doktor hastanın kas tepkilerini detaylıca tetkik eder. Hasta gerekli testleri yapar. Uzman hastanın kas gücünü bu aşamada tespit eder. Bunların dışında doktor hastanın başka bir sinirsel bulgularının olup olmadığı da dikkatlice inceler. Son aşama olarak hasta kan testleri için kan verir.

Burada uzmanların ortak amacı hastanın kas gruplarının merkezi sinir sisteminden gelen uyarılara tepki verip vermediğini anlamaktır. Ayrıca uzmanlar miyasteni kas hastalığı sahibi hastanın ne kadar tepki verdiğini ölçer. Bunun tam olarak ölçülmesi ise elektromyografi denilen cihaz tarafından yapılır. Bu cihaz yardımıyla kas hücrelerine uyarı sinyalleri gönderilir. Bu cihaz merkezi sinir sisteminin yaptığını yapay olarak yapar. Kas rahatsızlığı geçiren bir kişi bu sinyallere giderek daha da az tepki verir. Ek olarak hastanelerde manyetik rezonans yöntemi vardır. Uzmanlar bu yöntemle hastalıktan mustarip olan kişileri tespit eder.

miyasteni kas hastalığı

Kas Hastalığı Tedavi Yöntemi

Bu hastalığın tedavi yöntemlerinde tanı aşaması çok önemlidir. Çünkü kas hastalığı taşıyan bireyler, basit bir göz kapağı hareketinden yüz felcine giden uzun bir süreç yaşarlar. Bu süreçte dikkatli olmak, hastalığı erken teşhis etmek oldukça önemli bir noktada durmaktadır.

Şu anda kesin bir tedavisi bulunmasa da miyasteni tedavisinde izlenen ilk yol ilaç tedavisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ilaç tedavisiyle uzmanlar hastalık belirtilerini ortadan kaldırmaya çabalar.  Böylece doktorlar ilaçla miyasteni kas hastalığı belirtilerini kontrol altına alır.

miyasteni kas hastalığı

İlaç tedavisinde kullanılan ilaçların da kapsamı oldukça geniştir. Bu ilaçlar genellikle bağışıklık sistemini baskılayıcı özelliktedir. Bu sebeple tedavi sırasında immün sistemi baskılanan hasta durumunu dikkatlice izlemek zorundadır.

Hastalık seyrederken bir yandan timüs bezinde tümör de geliştiyse veya daha önceden varsa bu durumda hastaya ilaçla müdahale edilmez. Bu durumda uzmanlar miyasteni rahatsızlığına yakalanan hastaya cerrahi yöntemlerle yaklaşmak zorundadır. Çünkü bu dokuda gelişen tümör hastanın nefes alıp verme mekanizmasını bozar ya da kansere çevirir. Bu kas hastalığı nefes darlığı gibi olumsuz durumlara da sebebiyet verir. Ancak bu durumda uzmanlar cerrahi müdahaleler yapar. Bu miyasteni kas hastalığı için yapılan ameliyatlar genel olarak başarılı operasyonlardır.

Miyasteni Tedavisinde Yeni Yaklaşımlar

Eğer doktorlar ilaç tedavisi yapamazsa, ameliyat seçeneğini uygulayamazsa ne yapmalıdır? Bu durumlarda başka bir tedavi yöntemini uzmanlar geliştirdi. Bu yönteme plazmaferez denir. Plazmaferez tekniğinde doktorlar hastanın kanını tamamen yeniler.

Bu işlem şu şekilde yapılmaktadır: Tekniker hastanın kanını bir cihaz içerisine koyar. Bu yöntemde uzmanlar, miyasteniye neden olan antikorları hastanın kanından cihaz yardımıyla ayırırlar. Ardından kanı tekrar hastaya verirler. Bu yolla hastalığa sebebiyet veren antikorlar vücuttan atılır. Bu şekilde hastanın şikayetlerinde gözle görülür bir azalma olur. Bu yöntemi doktorlar genellikle hastalığın çok ileri evrelerinde tercih eder.

Bir başka yöntemde hastanın kanı değişmez. Bunun yerine uzmanlar kana zararlı antikorları yok eden özel fonksiyonlara sahip antikorlar verir. Bu yöntemi ise uzmanlar ilaç tedavisinin alternatifi olarak uygular.

İlaç tedavisinin, cerrahi müdahalenin ya da kan değişimin yanı sıra hastanın yaşam tarzında değişiklik miyasteni kas hastalığı için önemidir. Bu noktada hasta kaslarını bol bol dinlendirmeli ve stresten uzak kalmalıdır.