Her yaş grubundaki kişilerde görülebilen ve ömür boyu süren sedef hastalığı önemli bir rahatsızlıktır. Hastalık kişilerin sadece vücut derisini değil, tüm hayatını etki altına almaktadır. Bağışıklık sistemi ve genetik yatkınlık ile doğrudan alakalı bir hastalıktır. Bu hastalığı çevresel birçok unsurda tetikler.

Hastalığın birçok çeşidi bulunmakta ve bazı türleri kişilerin yaşam kalitesini düşürür. Bazı türleri ise kişilerin hayati tehlikeye girmesine neden olur. Tam olarak bir tedavisi bulunmayan bu hastalığın, belirtileri erken dönemlerde anlaşılırsa avantajlı bir durumdur. Çünkü uygun tedavi yöntemleri seçilerek, hastalık kontrol altına alınır. Hastalar bu bağlamda gözlem altında tutulur.

Sedef Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Cilt hücrelerinin normal seyrinden çok daha hızlı bir şekilde çoğalmasına sedef hastalığı denilen cilt bozukluğu neden olur. Bu hastalıkta cilt üzerinde beyaz pullu engebeler ve kırmızı lekeler ortaya çıkar. Cilt hastalığının neden olduğu pullanmalar, cilt üzerinde herhangi bir alanda büyüme gösterir. Fakat hastalık genel olarak dirsek, diz, sırt ve kafa derisinde ortaya çıkmaktadır.

Sedef Hastalığı bulaşıcı mıdır?

Bulaşıcı bir hastalık olmayan sedef, kişiden kişiye geçmese de, genetik yatkınlık nedeni ile diğer aile üyelerinde de gözlemlenir. Bu cilt hastalığı ilk olarak vücudun belirli alanlarında ortaya çıkmaktadır. Hastalığın ilerlemesi durumunda kişilerin tüm vücudu sedef ile kaplanır. Hastalık zaman içinde iyileşme gösterir. Fakat ilerleyen dönemlerde tekrar ortaya çıkma ihtimali de bulunmaktadır.

Cilt üzerinde görülen sedef hastalığı için en belirgin özellik; dirsek, diz gibi darbe alan bölgelerde kabuklanma görülmesidir. Bu kabuklanma canlı kırmızı renkte, pullanma ve kepeklenme şeklindedir. Bahsedilen bu belirtiler kişilerde tırnaklarda, genital bölgede, saç derisinde ve vücut genelinde de ortaya çıkar. Bu hastalık kafa derisinde görüldüğünde kişilerde saç dökülme problemi ortaya çıkar. Sedef görülen bölgelerde kaşıntı ve ağrı gözlemlenebilmektedir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde kişilerde el ve ayak hareketlerinin kısıtlanması sorunları ortaya çıkabilmektedir. Hastalık tırnak çevresinde ortaya çıkabilir. Bu durumda tırnağın kalınlaşması, renk değişikliği, kızarıklık ve şişlik şeklinde belirtiler gözlemlenmektedir.  Bu cilt rahatsızlığı nadir durumlarda eklemlerde görülür. Şişlik ya da ağrı gibi belirtiler ile kendini eklemlerde gösterir.

Sedef Hastalığı Bulaşıcı mıdır?

Pullanma ve kepeklenme ile ortaya çıkan bir hastalığa sedef hastalığı denildiğini yukarıda açıkladık. Genetik faktörler, stres ve çevresel faktörler gibi etkenler doğrultusunda ortaya çıkan rahatsızlıktır.  Çocuklarda ya da yetişkinlerde görülür.

Yetişkinlerde görülme ihtimali daha yüksektir. Çocuklarda ise hafif damlacıklar şeklinde belirti verir. Yetişkinlerde kalın tabakalar halinde süreklilikle belirti vermektedir. Mikrop kaynaklı bir enfeksiyon olmayan, kronik bir rahatsızlık olan bu cilt hastalığı, kişiden kişiye bulaşmamaktadır. Bu hastalık nadir durumlarda birden fazla aile üyesinde görülür. Böyle bir durum genetik faktörlere ve genetik yatkınlığa bağlı olarak gelişmektedir.

Sedef Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Bu cilt hastalığının kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Sağlık alanında yapılan en yeni çalışmalarda bu hastalık bağışıklık sistemi ve genetik faktörlerle bağlantılıdır. Bağışıklık sistemi zayıflıklarına karşı direnemeyen deri hücreleri antikor sentezler. Deri üzerinde karakteristik döküntüler ortaya çıkmasına neden olan bu hastalık, genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak tetiklenir. Sedef hastalığı oluşum sürecini hızlandırabilecek etkenleri şu şekilde sıralayalım:

  • Kuru ve soğuk iklim koşulları
  • Cilt ve boğaz enfeksiyonları
  • Deri travmaları
  • Sigara ve tütün kullanımı, dumana maruz kalma
  • Çok fazla alkol tüketimi
  • Stres
  • Çeşitli otoimmün hastalıklarına sahip olunması
  • Steroid ilaçlarının birden bırakılması
  • Bazı sıtma ve tansiyon hastalığı tedavisi sırasında kullanılan ilaçlar

Hastalığın nedenleri bu şekilde sıralanabilir.

Sedef Hastalığı Türleri Nelerdir?

Kronik bir rahatsızlık olan bu cilt hastalığı, cilt üzerinde pullanma, kızarıklık ve kepeklenme şeklinde kendini göstermektedir. Genetik faktörler, stres, bağışıklık ve çevresel etkenler doğrultusunda tetiklenen sedef hastalığı kendi arasında çeşitli türlere ayrılmaktadır. Bu hastalığın türlerini açıklayalım:

Püstüler Psoriasis

Püstüler psoriasis bu hastalığın kişilerde ağır şekilde seyrettiği formlardan biridir. Adında söz edildiği üzere kırmızı renklerdeki püstüler ile ortaya çıkmaktadır. Ayak ve el içi gibi izole alanlarda da dâhil olmak üzere vücudun birçok noktasında meydana gelen lezyonlardan oluşur. Bu lezyonlar oldukça geniş alanlara yayılabilmektedir. Püstüler psoriasis, diğer türlerde olduğu üzere eklem bölgelerinde de görülür. Cilt üzerinde kepeklenmelere neden olur. Hastalıkta görülen püstüler, içi iltihap dolu kabarcıklar şeklinde görülür. Bu püstüler beyaz renklidir.

Sedef hastalığı türleri nelerdir?

Kişilerde hastalık her zaman aynı seyirde ilerlememektedir. Bazılarında hastalık sırasında püstülerin ortaya çıktığı atak döneminden sonra gerileme dönemi döngüsel bir şekilde ilerleyebilmektedir. Sedef hastalığı sırasında meydana gelen püstüler, kişilerde grip türü semptomlar görülmesine neden olur. Üşüme, ateş, iştah kaybı, nabız hızlanması ve kas güçsüzlüğü bu belirtiler arasında ilk sıralarda yer almaktadır.

İntertriginöz Psoriasis

İnverse psoriasis ya da flexural olarak adlandırılan intertriginöz psoriasis bu hastalığın bir alt türüdür. Koltuk altında, kasıkta, derilerin katlandığı bölgelerde ve meme bölgesinde gözlemlenir. Kırmızı ve parlak lezyonlar ile kendini gösteren intertriginöz psoriasis, genel olarak vücudun nemli bölgelerinde meydana gelmesi nedeni ile oluşum sırasında döküntü meydana gelmemektedir. Bazı hallerde bu rahatsızlık, kişilerde mantar ve bakteriye bağlı hastalıklar ile karıştırıla bilinmektedir. Bu konuda oldukça özenli davranılmalı ve yanlış tedaviler ya da yanlış teşhisler ile hastalığın seyrinin değişmesine neden olunmamalıdır. Sedef hastalığı kişilerin diğer vücut bölgelerinde de görülür. Sürtünmeye maruz kalan alanlarda lezyonlar çok daha kötü bir hal alır.

Eritrodermik Psoriasis

Eksfolyatif psoriasis adı ile de bilinen eritrodermik psoriasis, yanığa benzeyen lezyonlar ile ortaya çıkmaktadır. Son derece nadir görülen bir tür olan eritrodermik psoriasis acil müdahaleler gerektirecek kadar ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olur.

Kişilerin vücut ısı kontrolünün bozulması, hastaların hastaneye yatış yapmasına neden olan en büyük etkenler arasında yer almaktadır. Cilt ve güneş yanığı sonrası da ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Eritrodermik psoriasis, tek seferde kişi vücudunun tüm alanını kaplayabilmektedir. Hastalık nedeni ile ortaya çıkan lezyonlar, zaman içinde kabuk tutmakta ve büyük kalıplar halinde dökülmektedir. Nadir durumlarda gözlenebilen bu sedef hastalığı türü nedeni ile ortaya çıkan döküntüler, yanıcı ağrılar oluşmasına neden olmaktadır. Oluşan kaşıntı ise hastaları rahatsız etmektedir.

 Psoriatik Artrit

Son derece ağrılı ve kişilerin yaşam standartlarını düşürecek bir rahatsızlıktır. Hastanın hareketlerini kısıtlayacak şekilde seyir eden psoriatik artrit, hastalık türleri arasında en zor geçenlerden biridir. Psoriatik artrit hastalığı kendi içinde farklı beş alt gruba ayrılmaktadır. Hastalığın kesin tedavisinin yapılabileceği bir tedavi yöntemi ya da ilaç bulunmamaktadır.

Otoimmün temeline dayanan bir rahatsızlık türü olan bu cilt hastalığı, bağışıklık sisteminin vücutta zayıf bulduğu eklem ve cilt katmanını hedef alması sonucu ortaya çıkmaktadır. Sedef hastalığı olan psoriatik artrit,  genel olarak el eklemlerini etkiler. Ayrıca vücuttaki tüm eklemleri de etkilediği gözlemlenir. Hastalığın cilt üzerindeki belirtileri ortaya çıkmadan önce, kişiler genel olarak eklem ağrılarından bahseder.

Sedef Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

Bu cilt hastalığı tanısı  deri lezyonları gözlemlenmeye başlandığı anda konulur. Kişilerin aile geçmişinde sedef rahatsızlığı bulunması tanı konulmasına yardımcı olmaktadır. Birçok vakada yapılan muayene, inceleme ve lezyon belirtileri göz önüne alındığında doğru tanı konulur. Fakat ekstra şüpheli durumlarda kişilerden deri biyopsisi istenmektedir. Ayrıca uzmanlar sedef hastalığı için farklı biyokimyasal tetkik taleplerinde bulunur.