Yeme bozukluğu davranışı nedir

Günümüzün modern dünyasının en sık görülen ve ciddi rahatsızlıklarından birini yeme davranışı bozukluğu oluşturmaktadır. Bu olgu, kişinin psikolojik durumundan ötürü ‘aşırı yeme’ ya da ‘hiç yememe’ olarak tanımlanabilmektedir. Tanımlanmış türleri olan yeme bozukluğu ilerleyen durumlarda doktor müdahalesine gerek duyabilmektedir. Olumsuz beslenme olarak adlandırılabilecek bu davranış biçimi farklı alt başlıklarla ele alınmaktadır.

Yeme Davranışı Bozukluğu Tam Olarak Neyi İfade Etmektedir?

Cinsiyet fark etmeksizin her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Genelde sosyoekonomik olarak düzeyi yüksek bireylerde görülen bir hastalık olduğu söylenebilir. Yeme davranışı bozukluğu olan kişilerin sağlıklarını tehlikeye sokacak düzeye geldikleri görülmektedir. Bu durum sağlıksız şekilde beslenmeye de neden olmaktadır.

Uzmanlar bu rahatsızlığı psikolojik bir vaka olarak tanımlanmaktadır. Şişmanlamaktan korkmak ile başlayan yeme bozukluğu, ideal vücut takıntısının de bir tezahürüdür. Bu nedenle, kişi aşırı yeme ve sonrasında yediklerini çıkarma eğilimine girmektedir. Bazı durumlarda bol yiyecek bulunmasına karşın, kişi vücut yapısının bozulacağını düşünerek yemeyi reddetmektedir. Bu bozukluk içinde tıkınırcasına yeme durumu ile kilo almayı önemsememeyi beraberinde getirmektedir. Şu unutulmamalıdır ki, yeme davranışı bozukluğu bir rahatsızlıktır ve hızla tedavi edilmelidir, yoksa ölümcül olabilmektedir.

Yeme Bozukluğunun Sebepleri Nelerdir?

Yeme bozukluğu sebepleri nelerdir

Yeme bozukluğunu tetikleyen, bireysel ve çevresel etkiler bulunmaktadır. Erken olgunlaşmış bireylerde sık görülebilmektedir. Kilolu olmak ya da kilo almaktan korkmak, depresyon, düşük özgüven, kendini başkasına beğendirmek bireysel sebeplerin arasında sayılabilmektedir. Çevresel faktörlerin içine aile yapısının da eklenmesi gerekmektedir. Ailede kilolu bireyin bulunması, fiziksel veya cinsel şiddet, baskın aile bireyleri aile faktörleri arasında sayılabilmektedir. Aslında çevresel faktörler, bireyin arkadaşları ile doğrudan ilintilidir. Toplumsal estetik dayatmaları birinci sırada sayılabilmektedir. Bununla birlikte arkadaş grubu arasında alay konusu olma, kilo alarak akranlarından farklılaşma korkusu yeme davranışı bozukluğu yaratan önemli faktörlerdendir.

Rahatsızlığın Türleri Hangileridir?

Yeme bozukluğu çeşitli şekillerde görülebilmektedir. Manken hastalığı olarak da bilinen anoreksiya nervoza bunlardan ilkidir. Yemeyi durduramayıp sonradan çıkarma eğiliminde olan blumia, en sık rastlanan türlerindendir. Son dönemde ortaya çıkan ortoreksiya nevroza doğal ve saf beslenmeyi takıntı haline getirmeyi ifade etmektedir.

Günümüzde sosyal medyanın yaygınlaşması beraberinde bazı dayatmaları da beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla, toplumsal estetik dayatması bunların en başında gelmektedir. Kişinin sosyal medyada gördüğü bireylere özenmesi onların görünümüne kavuşması arzusu son dönemde baskın hale gelmiştir. Sosyal medyada kendini beğendirme kaygısı yaygınlaşmıştır ve bu da bireyin yeme alışkanlığı bozukluğu yatkınlığını artırmıştır. Bunlarla birlikte atipik olarak adlandırılan yeme davranışı bozukluğu türleri de mevcuttur. Bunların içinde de aşırı yeme bozukluğu en sık görülen türleridir. Ayrıca sık görülmese de kâğıt, ağaç gibi besin değeri olmayan şeylerin tüketildiği yeme bozukluğu görülebilmektedir. Ruminasyon bozukluğu adı verilen türü ise çiğnenen besinin yutulmadan tekrar çiğnenmesini ifade etmektedir. Çoğunlukla bebeklikten ergenliğe kadar görülmektedir.

Anoreksiya Nervoza Nedir?

anoreksiya nevroza nedir

Çağımızda en sık görülen yeme bozukluğu hastalığının başında bu gelmektedir. Yapılan araştırmalar, özellikle genç kızların yüzde 1’inde bu hastalığın görüldüğünü belirlemiştir. Hastalığın asıl sebebi aşırı kilolu olmaktan korkmaktır. Dolayısıyla, kişi; yemek yemeden daha az uyuyarak aktif bir hayat sürmek peşindedir. Eksik beslenme ve eksik enerji, beraberinde hem fiziksel, hem de psikolojik rahatsızlıkları beraberinde getirmektedir.

Genellikle 15-25 yaş arası kadınlarda görülen yeme davranışı bozukluğu kilo kaybı şeklinde ilk belirtilerini göstermektedir. Hiç yememe, az yeme, baskıyla çok yense bile sonrasındaki kusma eylemi aşırı kilo kaybına neden olmaktadır. Bu davranış, beraberinde hormonal bozuklukları da getirmektedir. Kadınlar için hayati önem taşıyan adet döngüsü bozulabilmektedir.

Diyet yapma isteğiyle başlayan hastalık, ilerleyen aşamalarında öldürücü olabilmektedir. Besinsiz kalan vücutta böbrek yetmezliği gibi ciddi durumlar görülebilmektedir. Erken teşhisin çok önemli olduğu anoreksiya nervoza, tedavi edilmelidir, yoksa ölümle sonuçlanabilmektedir.

Bulimia Nervoza Nedir?

Genç kadınlarda yüzde 1 dolayında görülen bu yeme davranışı bozukluğu yine ciddi bir hastalıktır. Temelinde yine aşırı kilolu olma korkusu yatmaktadır. Aynı şekilde bir diyetle başlayıp, kontrolden çıkabilmektedir. Kişi, beslenmenin ardından sindirimi beklememektedir ve kontrolsüzce bağırsak temizleyen ilaçlar kullanabilmektedir. Bunun yanında idrar söktürücü ilaçlar da kullanıldığı görülmüştür.

Aşırı egzersiz ve spor ile fit kalma arzusu bulimia nervozanın diğer bir belirtisidir. Kişi bazen aşırı yemek yeme isteği duymaktadır dolayısıyla doyuncaya kadar yemek yemektedir. Ancak hastalık nedeniyle yediğini anında kusma isteğine engel olamamaktadır. Hatta bir süre sonra vücut yediği şeyi çıkarma isteğini kendiliğinden yapar hale gelmektedir. Kişinin tek seferde aşırı yemek yemesi, hemen ardından lavaboya gidip kusması en yaygın belirtidir. Düzensiz beslenme, kalp, sindirim sistemi ve böbrekler üzerinde onarılması güç hasarlar bırakabilmektedir. Ölümle sonuçlanabilecek yeme davranışı bozukluğu olan bulimia nervozanın hızla tedavi edilmesi gerekmektedir.

Ortoreksiya Nervoza Nedir?

Ortoreksiya nevroza nedir

Yeme bozukluğu kategorisinde yeni yeni görülmeye başlayan bir hastalıktır. Sağlıklı beslenme adına kişinin sadece belirli besinleri tüketmesi anlamını taşımaktadır. Son yıllarda önemi artan, doğal beslenmeyi takıntı haline getiren kişilerde bu hastalık görülmektedir. Kişi, doğal ya da sağlıklı beslenmeyi bir takıntı haline getirmektedir. Bu bağlamda, vücut için gerekli olan bazı besinler hastalar için uzak durulması gereken bir olgu olarak tanımlanmaktadır. Takıntılı bu durum, beraberinde tekdüze beslenmeyi getirmektedir ve önemli besin elementleri eksikliğine neden olmaktadır.

Daha ileri giden kişi, kendi beslenmesinin yanında çevresinin da aynı şekilde beslenmesi için baskı yapabilmektedir. Tek tip beslenme sonucu yine sindirim ve böbreklerde patolojik hasarlar meydana gelmektedir. Bir yeme davranışı bozukluğu olarak yeni isimlendirilen ortoreksiya nervoza hızla tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Vücutta ağır hasarlar bırakmaktadır.

Atipik Yeme Bozukluğu Nedir?

İçeriğimizin bu kısmında atipik yeme bozukluğunu sınıflandıralım:

  • Doymak Bilmeksizin Yeme Sendromu

Yeme bozukluğu içinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Kişi yeme nöbeti geçirdiği sırada aşırı yemek yeme eğilimine girmektedir. Nöbet sırasında agresif tavırları ile dikkat çekmektedir. Bu durumda, kilo alma kaygısı taşınmamaktadır. Aşırı enerji nedeniyle obezite, kan dolaşımında bozukluk, kolesterol ya da diyabet görülebilmektedir.

  • Gece Yeme Sendromu

Kişi, öğünlerini normal olarak tüketmiştir ama yatmaya yakın saatlerde yeme isteğini durduramamaktadır. Gün içinde aldığı kalorinin yarısından fazlasını yatmadan önce alabilecek kapasitededir. Yeme davranışı bozukluğu arasındaki bu sorunda gece yarısı uyanıp, tıpkı bir öğündeki gibi yemek tüketebilmektedir. Bu durum, sabah iştahsızlığı beraberinde getirmektedir ve sağlıksız yaşamın kapılarını aralamaktadır.

  • Pika Sendromu

Genellikle gazetelerde haber olarak çoğu insan tarafından rastlanılmış bir durumdur. Kişi, cam, kâğıt, ahşap, toprak, saç gibi besin değeri olmayan maddeleri tüketme eğiliminde olmaktadır. Çocuklarda sıklıkla rastlanan bu durum, hamile kadınlarda da görülebilmektedir.

  • Ruminasyon Bozukluğu

Daha çok bebeklerde görülen bir durumdur. Kişi yiyeceği çiğneyerek yutma eğilimine girmektedir ama yutmamaktadır. Yutaktaki besini tekrar ağzına getirerek çiğnemeye devam etmektedir ve bunu alışkanlık haline getirmektedir. Bebeklikten ergenliğe kadar çocuklarda görülebilmektedir. Bu hastalık, yetişkinlerde de rastlanılan bir durumdur.

Yeme Bozukluğunun Tedavisi Var mıdır?

Özellikle genç kadınlarda görülen yeme davranışı bozukluğu tedavi edilebilen bir hastalıktır. Dolayısıyla ebeveynlerin dikkatli olması ve çocuklarının besin tüketme şekillerini gözlemlemesi gerekmektedir. Şüphelenilen bir durumda yakın takibe alınmalıdır. Kişide yeme bozukluğu olduğu düşünülüyorsa, en kısa sürede bir psikiyatrist ile görüşme sağlanmalıdır. Hastalık, psikiyatrist gözetiminde beslenme uzmanlarının desteği ile tedavi edilebilmektedir.

Yeme davranışı bozukluğu sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla sık rastlanılan bir hastalık olmuştur. Hastalığın en sık görüldüğü 15-25 yaş arası genç kadınların sosyal medyaya düşkünlüğü de unutulmamalıdır. Toplumsal güzellik dayatmaları uğruna yeme bozukluğuna izin verilmemelidir. Herkesin olduğu haliyle güzel olduğu unutulmamalıdır ve bu konu çocuklara sıklıkla ifade edilmelidir.